Ay sonu değerlendirme toplantısında üretim müdürü iskartayı yüzde 1,8 diye açıklıyor. Yarım saat sonra maliyet muhasebesi aynı ay için yüzde 3,4 rakamını sunuyor ve masa geriliyor. İkisi de doğru hesaplamış; birbirinden farklı şeyleri saymışlar. Biri yeniden işlenen parçaları hiç hesaba katmıyor, diğeri katıyor ve kimse iskarta tanımını yazılı hâle getirmemiş. İskarta oranı hesaplama işinin zor tarafı formül değildir; formül bir bölme işlemidir. Zor olan, payın içine neyin gireceğine karar vermektir.
Formül basit, tanım zor
İskarta oranı hesaplama işinin temel hesabı şu: hurdaya ayrılan miktarı toplam üretilen miktara bölüp yüzle çarparsınız. Payda olarak sevk edilen miktarı almayın; üretilen miktarı alın. Sevkiyatı payda yapmak, oranı olduğundan küçük gösterir ve zaten mantıken de yanlıştır — hurda olan parça hiç sevk edilmemiştir. Bu kadar. Bundan sonrası tamamen tanım işidir.
Tanımı yazarken cevaplamanız gereken sorular şunlar: ayar sırasında çıkan ilk parçalar sayılacak mı, laboratuvara giden numuneler sayılacak mı, müşteriden iade gelip hurdaya ayrılan parçalar hangi ayın hesabına girecek, tedarikçi kaynaklı hurda ayrı mı raporlanacak? Bu dört sorunun cevabını bir A4'e yazıp kalite el kitabınızın eki yapın. Yazılmadığı sürece her ay aynı tartışma yeniden çıkar.
Aynı ay, iki farklı rakam: hesabın anatomisi
Baştaki toplantıdaki iki rakamın nereden geldiğine bakalım. Tesis o ay 128.400 adet üretmiş. Aşağıdaki tablo, iki tarafın hangi kalemleri saydığını gösteriyor.
| Kalem | Adet | Üretim müdürünün hesabı | Maliyetin hesabı |
|---|---|---|---|
| Doğrudan hurdaya ayrılan | 2.310 | Sayıldı | Sayıldı |
| Ayar ve ilk parça hurdası | 640 | Sayılmadı | Sayıldı |
| Yeniden işlenip kurtarılan | 1.420 | Sayılmadı | Sayıldı |
| Toplam üretim | 128.400 | — | — |
| Açıklanan oran | — | %1,80 | %3,40 |
İki taraf da kendi işine göre haklı. Üretim müdürü prosesin ne kadar hatalı ürettiğine bakıyor; maliyet, para kaybının tamamını arıyor. Doğru çözüm birini haklı çıkarmak değil, tek rakam yerine üç rakam raporlamaktır. Aynı verilerle: hurda oranı %2,30 (2.950 adet), yeniden işleme oranı %1,11 (1.420 adet), ilk geçişte doğru üretilen oran %96,60. Üç sayı birlikte okunduğunda hem prosesin durumu hem de kurtarma maliyeti görünür hâle gelir.
Hurda, yeniden işleme ve sıralama ayrı ölçülür
Bu üçünü tek kalemde toplamak, en sık gördüğüm ölçüm hatası. Hurda kalıcı kayıptır: malzeme, işçilik ve enerji gitmiştir. Yeniden işleme kurtarmadır ama bedava değildir; parçayı iki kez üretmiş olursunuz ve genelde kapasiteden yersiniz. Sıralama ise şüphelinin ayıklanmasıdır, çoğu zaman fazla mesaiye ya da dış firmaya para ödersiniz. Üçü de kalitesizlik maliyetidir, ama üçünün kök nedeni ve çözümü farklıdır.
Yeniden işlenip yine de kurtarılamayan parçaların çift sayılmamasına dikkat edin. Bir parça bir kez hurda olur. Kayıt sisteminizde "yeniden işleme sonucu" diye bir alan olsun; kurtarıldı veya hurdaya ayrıldı. Bu alan yoksa aylık toplamlar hep birbirini tutmaz ve kök neden analizi için gereken kayıt derinliği de oluşmaz.
Sıralamayı da bu üçlüye dahil edin. Şüpheli bir parti ayıklandığında ne hurda ne yeniden işleme kalemine girer, ama harcanan mesai gerçektir. Sıralanan adet, harcanan saat ve sıralama sonucunda çıkan hurda adedi üç ayrı alan olarak tutulmalı. Bu kalemi hiç kaydetmeyen tesislerde kalitesizlik maliyetinin en büyük parçası görünmez kalıyor.
Adet mi, kilogram mı, para mı?
Bu soruya "hepsi" cevabını veriyorum ama farklı yerlerde kullanılmak üzere. Aşağıdaki tablo üç birimin neye yaradığını ve nerede yanılttığını gösteriyor.
| Birim | Hangi soruyu cevaplar | Nerede kullanılır | Zayıf tarafı |
|---|---|---|---|
| Adet (%) | Proses ne sıklıkla hatalı üretiyor? | Hat panosu, vardiya toplantısı | Küçük ve büyük parçayı eşit sayar |
| Kilogram (%) | Malzeme verimi ne durumda? | Talaşlı imalat, sac işleme, döküm | Montaj hatlarında anlamsız |
| Para birimi | Gerçek kayıp ne kadar? | Yönetim gözden geçirme | Hesabı en zor olan, katma değer gerekir |
| PPM (iç) | Müşteri diliyle nasıl görünüyor? | Tedarikçi karnesi karşılaştırması | Ayar hurdasını genelde dışlar |
Para birimi kolonu en çok gözden kaçan. Preste ilk operasyonda hurdaya çıkan bir parça ile son montajdan sonra hurdaya çıkan aynı parça, adet olarak eşittir ama maliyet olarak arasında kat kat fark vardır. Bu yüzden hurda kaydına mutlaka "hangi operasyonda" alanını ekleyin. Bu tek alan, hurda raporunu istatistikten karar aracına çevirir.
Hurda kutularını bir hafta boyunca vardiya sonunda kendiniz sayın ve kayıtla karşılaştırın. Neredeyse her tesiste kayıt, kutudan az çıkar. Sebebi hile değil, kolaylık: operatör küçük parçaları "zaten iki tane" diye yazmıyor, ayar parçalarını hiç saymıyor, bir de gece vardiyasında form dolmuşsa yenisi aranmıyor. Farkı ölçmeden iskarta oranı hesaplama tartışmasına girmenin anlamı yok; önce kaydın kendisi güvenilir olacak.
PPM ile iskarta oranını karıştırmayın
Müşteri karnesinde gördüğünüz PPM, sizin dışarı kaçırdığınız hatalı parça sayısıdır; iç iskarta oranıyla hiçbir hesap ilişkisi yoktur. İkisi ters yönde bile hareket edebilir: kontrolü sıkarsınız, iskarta artar, PPM düşer. Bu tabloyu iyileşme sanıp kontrolü daha da sıkmak, maliyeti sessizce büyüten bir döngü kuruyor.
Doğru okuma, iki sayıyı birlikte izlemektir. PPM düşerken iskarta oranı yükseliyorsa müşteriyi kontrolle koruyorsunuz, prosesi düzeltmiyorsunuz demektir. İkisi birlikte düşüyorsa gerçek iyileştirme oluyordur. Ay sonu raporunda bu iki eğriyi aynı grafiğe koyduğunuzda tartışma çok daha hızlı sonuçlanıyor.
Kaydın kalitesi, formülün kalitesinden önemli
Hurda formunu üç alandan fazla yapmayın: parça numarası, adet ve hata kodu. Dördüncü alan eklediğiniz anda doldurma oranı düşer. Hata kodu listesi de kısa olsun — on beş koddan fazlası operatörün "diğer" seçeneğine kaçmasına yol açar ve "diğer" kalemi büyüdükçe analiz yapamaz hâle gelirsiniz. "Diğer" oranı toplamın onda birini geçiyorsa kod listenizi gözden geçirme vakti gelmiş demektir.
Kaydın anlık olması da önemli. Vardiya sonunda hatırlanarak doldurulan form, saat bilgisi taşımadığı için hangi ayar değişikliğinden sonra hurdanın arttığını göstermez. Hurdayı oluştuğu anda, oluştuğu istasyonda kaydedin. Bu, yalın üretim tarafından bakıldığında da temel kural: kayıt kaynağa yaklaştıkça değeri artar.
Hurdayı sorumluluğuna göre ayırın
Aylık oranı tek bir yüzdeye indirmek, iyileştirme yapacak kişiye hiçbir yön göstermez. Kaydın içine bir kolon daha ekleyin: hurdanın kaynağı. Dört başlık yetiyor — proses kaynaklı, malzeme kaynaklı, tasarım/şartname kaynaklı ve dış proses kaynaklı. Bu ayrım olmadan preste çıkan bir yırtılmanın tedarikçinin sacından mı kalıp ayarından mı geldiğini ay sonunda kimse hatırlamıyor.
Malzeme kaynaklı hurdayı ayrı tutmanın ikinci bir faydası daha var: tedarikçiye geri yansıtabilirsiniz. Bir tesiste bu ayrımı yaptığımızda toplam hurdanın kayda değer bir bölümünün tek bir bobin tedarikçisinden geldiği ortaya çıktı; o güne kadar hepsi "pres hurdası" olarak yazılıyordu ve pres ekibi haksız yere baskı altındaydı. Kaydın doğru sınıflanması, bazen iyileştirmeden önce gelir.
Dış proses kaynaklı hurdayı da ayrı izleyin. Kaplamadan ya da ısıl işlemden dönen parçalardaki kayıp sizin prosesinizden çıkmaz ama sizin maliyetinize yazılır. Bu kalemi görünür yapmadan taşeronla yapılan görüşmeler hep aynı yerde tıkanıyor: sayı yok, sadece şikâyet var.
Oranı kime, hangi sıklıkta gösterirsiniz?
Aylık iskarta oranı yönetim toplantısı için doğru, saha için geç bir sayıdır. Ay sonunda öğrendiğiniz bir sapmaya müdahale etmek için yirmi gün geç kalmış olursunuz. Sahada izlenmesi gereken şey oranın kendisi değil, adetlerin günlük seyri ve en büyük üç hata kodudur. Vardiya panosuna yazılan iki rakam — dün kaç adet, hangi kod — ay sonundaki yüzdeden çok daha fazla iş yapıyor.
Yönetime giden rapor ise para birimi cinsinden olmalı ve yanında iki şey taşımalı: en büyük üç hata kodunun payı ve açık düzeltici faaliyetlerin durumu. Sadece yüzde götüren raporlar toplantıda ya "iyi gidiyor" ya da "kötü gidiyor" cümlesiyle kapanır; ikisi de karar üretmez. Rakamın yanında bir aksiyon numarası varsa tartışma otomatik olarak "bu faaliyet nerede kaldı" sorusuna kayıyor ve iş ilerliyor.
QMS'te fire kayıtlarından oranı üretmek
İskarta oranı hesaplama işini elle yapmayı bırakmanın yolu, oranı bir rapor değil bir görünüm hâline getirmekten geçer. Hurda kayıtları tek tek girildiğinde oran zaten hesaplanmış olur; kimsenin ay sonunda formülü kurması gerekmez. Bunun için üç şey lazım: üretim miktarının sisteme girmesi, hurda kaydının parça ve operasyon bazında tutulması ve yeniden işlemenin ayrı bir kayıt tipi olması.
PaKalite'de fire kaydı, uygunsuzluk kaydının bir tipi olarak açılır; Pareto da operasyon dağılımı da aylık trend de hep o tek kayıttan türer, kimsenin ayrı bir hesap tablosu taşımasına gerek kalmaz. Ama bunu kâğıtla da yapabilirsiniz — koşul, tanımın yazılı ve kaydın anlık olması. Aynı veriyi OEE hesabının kalite bileşenine de bağlarsanız, iki rakam birbirini doğrular hâle gelir.
Ay sonu mutabakatını bir kez kurun
Baştaki toplantının bir daha yaşanmaması için kalite ile maliyetin aynı tablodan beslenmesi gerekiyor. Bunu sağlamanın en pratik yolu, ay sonunda tek bir mutabakat sayfası hazırlamak: üretilen adet, hurda adedi, yeniden işlenen adet, sıralanan adet ve bunların para karşılığı. İki birim de aynı sayfaya bakıp aynı kalemleri görürse tartışma tanım üzerinden değil, sonuç üzerinden yürür.
Mutabakat sayfasını hazırlarken hurdanın miktar olarak stoktan da düşülmüş olduğunu doğrulayın. Kalite kaydında hurdaya ayrılmış ama stoktan düşülmemiş parçalar, sonraki aylarda hayalet stok olarak karşınıza çıkar ve sayım farkı olarak yazılır. Bu iki kaydın birbirini tutması, hem envanter doğruluğu hem de izlenebilirlik açısından önemli; hurda olan parçanın nereye gittiği de bir kayıt konusudur.
Hedefi nasıl koyarsınız?
Sıfır hurda hedefi koymak kulağa iyi geliyor ama sahada tersine çalışıyor. Ulaşılamayacağı belli olan bir hedef karşısında insanlar hurdayı azaltmayı değil, kaydetmemeyi öğrenir. Son on iki ayın gerçek dağılımına bakın, ortalamanın biraz altını hedef koyun ve üç ayda bir sıkın. Ürün ailesi bazında ayırmayı da unutmayın: yeni devreye alınan bir parçanın ilk üç ayı ile seri üretimdeki bir parçanın oranı aynı ölçekte olmaz.
İskarta oranı hesaplama disiplinini kurduktan sonra hedefi tek bir yüzdeye indirmek yerine ikinci bir kısıt daha koyun: en büyük hata kodunun toplam içindeki payı. Oran düşerken tek bir hata kodu hâkimiyetini koruyorsa, iyileştirme değil dalgalanma yaşıyorsunuz demektir. Bu ayrımı görmek için Pareto'yu her ay aynı formatta çıkarmak yeterli; üretim tarafındaki izleme rutinine bunu da ekleyin.
Denetçi iskarta oranınızın kaç olduğuyla değil, nasıl hesaplandığıyla ilgilenir. İki şey sorar: tanım nerede yazılı ve bu rakam hangi ham kayıttan üretiliyor? Panodaki yüzdeyi gösterip ham kayda inemiyorsanız, sayı hedeflerin izlenmediği yönünde bulguya dönüşebilir. Bir de trendi sorar: oran düşüyorsa hangi faaliyet sonucunda düştü? Rakamın yanında bir düzeltici faaliyet numarası duruyorsa konu iki dakikada kapanır.
Bir sayfada bitecek iş
İskarta tanımınızı bir sayfada yazın, üç rakamı ayrı raporlayın, kaydı anlık tutun ve hedefi gerçek dağılıma göre koyun. Dördü de bugün başlanabilecek işler ve hiçbiri bütçe gerektirmiyor. Aynı disiplini hat verimine de taşımak isterseniz ilk geçiş verimi hesabı, iskarta oranının bıraktığı boşluğu doldurur; ikisini birlikte izleyen tesislerde ay sonu toplantıları çok daha kısa sürüyor.